İçeriğe geç
  • Dolar 49,3549 ▲ %0,18
  • Euro 55,4000 • %0,00
  • Sterlin 65,3329 ▼ %0,07
  • Gram Altın 6.625,92 ▲ %1,22
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,40 ▲ %1,75
  • Bitcoin 4.061.271 ▼ %0,36
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Manisa Rehber

Sardes Antik Kenti: Lidya'nın Başkenti ve Tarihi Mirası

Görsel: en:User:AtilimGunesBaydin / Wikimedia Commons, Public domain

Manisa Salihli'deki Sardes, Lidya uygarlığına başkentlik yapmış, parayı icat eden kralların izlerini taşıyan köklü bir antik kenttir.

Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart Mahallesi yakınlarında, Gediz Ovası'na bakan Bozdağ eteklerinde kurulu Sardes, Lidya devletinin başkenti olarak tarihe adını yazdırmış bir antik kenttir. İzmir-Ankara karayolunun iki yanına yayılan kent, Salihli merkezine yaklaşık 9 kilometre, İzmir'e ise 82 kilometre uzaklıkta yer alır. En az 3500 yıl boyunca yerleşim gören bu bölge, zaman zaman uluslararası öneme sahip zengin bir şehir, zaman zaman da mütevazı köyler topluluğu olarak varlığını sürdürmüştür.

Lidya'nın Yükselişi ve Sardes'in Kuruluşu

Sardes'in tarihi, MÖ 1500'lerden önceye uzanır. Bölgedeki ilk yerleşim izleri, Miken Yunanistanı ve Hititlerle benzerlik gösteren Geç Bronz Çağı ve Erken Demir Çağı çömleklerinden anlaşılmaktadır. Geç Bronz Çağı'nda bu topraklar, başkenti yakınlardaki Kaymakçı'da olduğu düşünülen Seha Irmağı Ülkesi sınırları içindeydi. Hitit metinlerine göre Seha, Hititlerin vasal devleti haline gelmiş ve Miken Yunanları ile önemli bir aracı işlevi görmüştü.

Herodot'un aktardığı efsaneye göre şehir, Herakles'in oğulları olarak kabul edilen Herakleidler tarafından kurulmuştur. Bu hanedan, MÖ 1220'de Agron ile başlayıp MÖ 716'da Kandaules ile sona eren 505 yıllık bir yönetim sürmüştür. Ardından gelen Mermnadlar ise MÖ 716'da Gyges ile başlayıp MÖ 546'da Kroisos (Karun) ile son bulmuştur. Antik kaynaklarda şehrin asıl adının Hyde olduğunu iddia eden görüşler de bulunur; ancak Sardes adı ilk kez Arkaik dönem şairi Sapfo'nun eserlerinde geçmektedir.

Lidya Krallığı'nın Altın Çağı

MÖ 7. yüzyılda Sardes, Lidya'nın başkenti olarak parlamaya başladı. Kent, sur dışı alanlarla birlikte yaklaşık 108 hektarlık bir alanı kaplıyor ve 20 metre kalınlığındaki duvarlarla korunuyordu. Akropol kesimi, ovadan yaklaşık 400 metre yükseklikteki doğal bir tepe üzerine inşa edilmişti. Ziyaretçiler, bölgeye yaklaşırken Bin Tepler'deki devasa tümülüsleri uzaktan fark edebiliyordu.

Şehrin kuzey ve kuzeybatısında konut, ticaret ve endüstri alanlarının bulunduğu geniş bir sur dışı bölgesi vardı. Yerleşim, arkeologların alüvyal metallerin işlendiği çalışma tesislerinin kalıntılarını bulduğu Sart Çayı'na (Paktolos) kadar uzanıyordu. Lidya dönemine ait dini kalıntılar arasında Kibele'ye adanmış olabileceği düşünülen mütevazı bir sunak ve kalıntıları arasında mermer aslan heykelleri bulunan, muhtemelen Artemis'e adanmış bir tapınak yer alır.

Sardes'in zanaatkârları, mühür ve mücevher yapımında uzmanlaşmıştı. Kentin çömlekleri, Ege ve Anadolu tarzlarını harmanlayan özgün bir üslup geliştirmiş; lidyon formu, çizgili sır ve mermer sır gibi kendine özgü dekoratif teknikler kullanmıştı. İthal Yunan çömlekleri ise dönemin Yunan yazarlarının bahsettiği Lidyalıların Helen kültürüne olan ilgisini doğruluyordu.

Krallar ve Fetihler

Varlığı çağdaş kayıtlardan kanıtlanabilen ilk Lidya kralı olan Giges, MÖ 675 civarında Kimmer istilasının ardından oluşan güç boşluğundan yararlanarak krallığını sağlamlaştırdı. Onun döneminde İyon şehirleri Milet, Smirni ve Kolofon'a saldırılar düzenlendi. Ancak MÖ 644'te Kimmerlerin üçüncü saldırısında Sardes yağmalandı ve Giges öldürüldü. Ardından gelen krallar döneminde kent, Kimmer ve Trak saldırılarıyla sarsıldı; akropol hariç başkent birkaç kez yağmalandı.

MÖ 635'te tahta çıkan Alyattis, Lidya'yı güçlü bir imparatorluğa dönüştürdü. İskitlerle ittifak kurarak Kimmerleri kesin olarak mağlup etti ve Lidya hakimiyetini doğuya doğru genişletti. Onun döneminde Kızılırmak'ın batısındaki birçok halk Lidya egemenliği altına alındı. MÖ 590'larda Medlerle başlayan ve beş yıl süren savaş, MÖ 585'teki güneş tutulmasının her iki tarafça da barış işareti olarak yorumlanmasıyla sona erdi. Alyattis'in ardından tahta geçen Kroisos, Karya'yı doğrudan kontrol altına aldı, anakara İyonya, Aiolis ve Doris'in tamamını boyunduruk altına aldı.

Pers Yıkımı ve Arkeolojik İzler

Sardes, MÖ 547 civarında Büyük Kiros tarafından fethedildi. Lidya kralı Kroisos'u Pteria ve Timbra muharebelerinde yendikten sonra Persler, geri çekilen orduyu Sardes'e kadar takip etti ve kısa bir kuşatmanın ardından şehri yağmaladı. Bu yıkım, arkeolojik kayıtlarda oldukça belirgin izler bırakmıştır. Şehrin surları, bitişikteki yerleşim alanlarına da yayılan devasa bir yangında yandı; ahşap yapılar ve içlerindeki objeler kömürleşti. Surlardaki kerpiçler bitişik yapıların üzerine devrilerek kalıntıların günümüze ulaşmasını sağladı.

Enkaz arasında şiddetli bir şekilde ölen Lidya askerlerine ait iskeletler bulunmuştur. Bir askerin ön kol kemiklerindeki savunma kırığı, ölümcül kafa darbelerini engelleme çabasının başarısız olduğunu gösterirken; kısmen iyileşmiş kaburga kırığı, savaş sırasında daha önceki bir yaralanmadan hâlâ iyileşmekte olduğunu ortaya koymaktadır. Şehrin her yerindeki enkazda ok uçları ve diğer silahlar bulunması, sokaklarda büyük bir savaşın yaşandığını kanıtlar. Demir şişler ve küçük oraklar gibi ev eşyalarının savaş silahlarıyla karışık halde bulunması ise yağmalama sırasında sivillerin kendilerini savunmaya çalıştığını düşündürmektedir.

Günümüzde Sardes

Bugün Sardes, Lidya uygarlığının izlerini taşıyan önemli bir arkeolojik alan olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Kentin kalıntıları, İzmir-Ankara karayolunun iki yanına yayılmış durumdadır. Lidya döneminin görkemli yapıları, Pers yıkımının izleri ve sonraki dönemlere ait katmanlar, bölgenin zengin tarihini gözler önüne serer. Sardes ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilerek bu eşsiz mirasın uluslararası düzeyde tanınmasını sağlamıştır.

Sardes'i gezerken, yalnızca bir antik kentin kalıntılarını değil; parayı icat eden, Anadolu'nun batısından Kızılırmak'a kadar uzanan bir imparatorluk kuran ve tarihin en zengin krallarından Kroisos'un hüküm sürdüğü bir başkentin hikâyesini keşfedersiniz. Bozdağ'ın eteklerinde, Gediz Ovası'na bakan bu kadim kent, binlerce yıllık geçmişiyle Manisa'nın en değerli hazinelerinden biri olmaya devam etmektedir.

Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: en:User:AtilimGunesBaydin, Wikimedia Commons, Public domain

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…