İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.065.218 ▲ %0,10
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Gündem

Dindar nesilden 'Foncu Nesil'e

Halkı yoksulluğa mahkûm eden Saray rejimi fon skandalını birkaç açgözlü bürokrata yıkmaya çabalıyor. Fon skandalı, dini söylemlerle kitlelere sabır öğütleyen rejimin yarattığı çürümeyi de deşifre ediyor.

Politika Servisi

Fon skandalı, Saray rejiminin ekonomi yönetiminde yarattığı çürümenin ve denetimsizliğin bir sonucu. İçlerinde AKP'li üst düzey isimlerin, eski ve mevcut bakanların, saray bürokratlarının ve rejimle doğrudan iltisaklı kişilerin yer aldığı bu skandal tıpkı geçmişteki yolsuzluk dosyalarında olduğu gibi karartılmaya çalışılıyor.

Toplumun geniş kesimleri derinleşen ekonomik kriz altında ezilirken iktidarın yarattığı koşullarda servet transferi yapan ve haksız kazancın önünü açan yapılar ise birer birer patlıyor.

Skandalın ortaya çıkmasının ardından gelinen son nokta dosyadaki devasa gizlilik kararları ve kamuoyundan saklanan isimler oldu.

Vurgunun merkezinde yer alan kurumlar, finansal ağlar ve isimler ortaya çıktıkça bu ağların basit birer dolandırıcılık vakası olmadığı son derece açık.

Gölgede bırakılmak istenen isimler rejimin yarattığı düzlemde imtiyazlı konumda bulunan, geçmişte bakanlık yapmış veya halen kamusal yetkileri elinde tutan figürlerden oluşuyor. 
Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Kaya, AKP Sözcüsü Ömer Çelik, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yeğeni Üsame Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz gibi isimlerin tartışıldığı fon vurgunun önceki gün Ticaret Bakanı Ömer Bolat da eklenmişti.

TAM LİSTE NEDEN AÇIKLANMIYOR

Ancak tablonun bütünü vurgunun boyutlarının birkaç kilit isimle sınırlı olmadığını gösteriyor. 'Vurguncuların tam listesi neden açıklanmıyor' sorusu fon skandalının siyasi ayağı açısından kritik. İsimlerin tam olarak ifşa edilmesi bu çarkın kimlerin izni, onayı ve teşvikiyle kurulduğunu da ortaya çıkarması açısından önemli.

Vurgunun içeriği ortaya çıktıkça zincirin halkalarının Saray'ın koridorlarına doğru uzandığı da ortada. Kamuoyuna sızan her yeni bilgi, olayın münferit bir finansal usulsüzlük olmadığını, merkezinin Saray rejiminin inşa ettiği bu düzende olduğunu gösteriyor.

Üstelik iktidar blokunun tavrı da olayı birkaç alt düzey bürokrat ya da aracının üzerine yıkarak kapatma telaşını açıkça ortaya koyuyor. Dolayısıyla tüm çaba skandalın ulaştığı siyasi sorumluluk zincirini kesmek ve dosyanın Saray'a uzanmasını engellemek üzerine kurulu. 

Bugünün BirGün'ü

ÇABALARI GERÇEĞİ  DEĞİŞTİRMEYE YETMİYOR

Öte yandan yıllardır "dindar ve kinci nesil yetiştirme" söylemiyle yürütülen toplumsal mühendislik projesi gelinen aşamada kamusal kaynakları yağmalayan, finansal spekülasyonlarla ve kısa yoldan servet edinme hırsıyla hareket eden bir "foncu nesil" yarattı.

Dini değerleri ve muhafazakâr söylemleri siyasetin ve ticaretin ana yakıtı haline getiren rejimin ideolojik hegemonyası kendi içinde de büyük bir ahlaki ve maddi çürümeyle sonuçlandı. Vakıflar, cemaatler ve kamu kurumları üçgeninde biçimlenen rant odaklı bu anlayış, dini söylemlerle kitleleri sabra davet ederken arka planda devasa fon vurgunlarının aktörleri haline geldi.

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı ve yakın çevresini olayların dışında tutma, suçu "birkaç açgözlü bürokrat ya da iş insanına" yıkma çabaları da gerçeği değiştirmeye yetmiyor. Bugün yaşanan fon skandalının ana nedeni şüphesiz halkı derin bir yoksulluğa ve yüksek enflasyona mahkum eden Saray rejiminin yarattığı rant ekonomisi. Hukukun üstünlüğünün yok edildiği, şeffaflığın ortadan kaldırıldığı, tüm kurumların tek bir merkeze bağlandığı bu rejimde her vurgun sistemin de doğal bir sonucunu oluşturuyor.

Mesele nereye kadar gidebileceklerSızıntı meselesi Fon skandalının en çok konuşulan konularından biri oldu. Gazetecilere ve YENİ Partililere belgelerin nereden geldiği büyük merak konusu haline geldi.

Oklar genellikle Adalet Bakanlığını gösterse de Akın Gürlek net bir dille meseleyi reddediyor.

Kuşkusuz kimden geldiğinden çok şimdilik belgenin doğruluğu önemli. Başta Fatma Betül Sayan Kaya olmak üzere yaşanan sızıntıyla vurgunu gerçekleştirenler konusunda kamuoyu bilgi sahibi oldu.

Halk, YENİ Partili Özlale'nin açıklamasından sonra sızıntının artık bir akara dönüşüp devam ettiğini anlamış oldu.

Bugün için tali bir konu gibi görünse de belgeleri kimin ve neden sızdırdığı önümüzdeki günlerin önemli mevzularından biri olacak.

Daha şimdiden Cumhur İttifakı ve AKP içinde devam eden Erdoğan sonrası kavganın parçası olarak değerlendirenler bile var.

Meselenin ne olup olmadığı Erdoğan'ın masasındakilerle Adalet Bakanı'nın nereye kadar ilerleyeceği belirleyecek. Bazen küçük operasyonlar çok büyük semptomlara yol açabiliyor. Tel tel çözülen AKP için durum böyle olacak gibi.

Enkaz her geçen gün büyümeye devam ediyorYENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek de skandal sonrasında piyasalara dikkat çekti.

"Fon tokatçılığı sonrası birçok göstergede ciddi bozulmalar var" diyen Zeybek şu ifadelere yer verdi:  

"En çarpıcı olanlardan biri de para piyasası fonlarında yaşanıyor. 1 Ekim'de açıklanan veri, 25 Eylül haftasına aitti. O veride Para Piyasası Fonlarının toplam büyüklüğü yaklaşık 1 trilyon 667 milyar lira olarak görülüyordu. 8 Ekim'de yayımlanan yeni veri ise 2 Ekim haftasına ait. Yeni rakam 1 trilyon 622 milyar lira. Yani 25 Eylül'den 2 Ekim'e, yalnızca bir haftada yaklaşık 44,6 milyar liralık yeni bir küçülme daha yaşandı. Ağustos sonunda yaklaşık 2,3 trilyon lira olan Para Piyasası Fonlarının toplam büyüklüğü, 2 Ekim itibarıyla 1 trilyon 622 milyar liraya kadar geriledi. Yaklaşık 677 milyar liralık, yani %29,4'lük bir küçülmeden söz ediyoruz. Bir finans sisteminde en zor kazanılan şeyin para olduğu sanılır. Değil. En zor kazanılan şey istikrar ve güvendir. İstikrar ve güven giderse para da gider! Çok büyük bir sürecin enkazı her geçen gün büyüyor.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…