Akhisar Müzesi: Thiatira'nın Hazineleri ve Tarihi Yolculuk
Görsel: Pragdon / Wikimedia Commons, CC0
Thiatira antik kentinin karşısında yükselen Akhisar Müzesi, 1932'den kalma tarihi bir binada arkeolojik ve etnografik zenginlikleri ziyaretçileriyle buluşturuyor.
Manisa'nın Akhisar ilçesinde, antik Thiatira kentinin hemen karşısında konumlanan Akhisar Müzesi, bölgenin binlerce yıllık tarihine ışık tutan önemli bir kültür durağı. Manisa Müze Müdürlüğü'ne bağlı olarak hizmet veren müze, 2012 yılında kapılarını ziyaretçilere açtı. Arkeoloji ve etnografya olmak üzere iki ana bölümden oluşan müze, 650 metrekarelik kapalı teşhir alanı ve 1.250 metrekarelik açık sergi sahasıyla dikkat çekiyor. Koleksiyonunda 689 eser barındıran müze, Akhisar ve çevresinden toplanan Helenistik, Antik Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserleri bir arada sunuyor.
Bir Hastaneden Müzeye Uzanan Hikaye
Müzenin bulunduğu bina, aslında 1932 yılında Ayşe Aloğlu tarafından genç yaşta hastalıktan kaybettiği oğlu Ali Şefik'in anısını yaşatmak amacıyla iki katlı bir hastane olarak inşa ettirildi. Ali Şefik Hastanesi adını taşıyan yapı, dönemin idarecilerinin talebi üzerine okul olarak kullanılmak üzere Millî Eğitim Bakanlığı'na tahsis edildi. 1992 yılına kadar Ali Şefik Ortaokulu adıyla eğitim hizmeti veren bina, ardından yapılan düzenlemelerle 1994'te Ali Şefik Öğretmenevi olarak hizmete girdi.
Öğretmenevinin 2005 yılında kapatılması ve başka bir amaçla tahsis edilmesi gündeme gelince Akhisar'da tartışmalar yaşandı. Özellikle EĞİTİM SEN Akhisar Temsilciliği, kapatma kararının siyasi gerekçelere dayandığını öne sürerek protesto eylemleri düzenledi. Yetkililer ise binanın müzeye dönüştürüleceğini ve bu dönüşümün şehrin kültürel mirasına katkı sağlayacağını açıkladı. Tartışmalar sürerken binanın öğretmenevi olarak kullanımı 2007 yılında sona erdi.
Restorasyon Süreci ve Müzenin Açılışı
Akhisar ve çevresinde yapılan kazılarda ortaya çıkan eserler, Manisa Müzesi'nin kapasitesinin yetersiz kalması nedeniyle depolarda bekletiliyordu. Bölgede süren kazılarla elde edilen yeni buluntular sergileme ve depolama ihtiyacını artırdı. Akhisar'ın İstanbul-İzmir ve Bergama-Denizli turizm güzergâhlarının kesişim noktasında bulunması ve Thiatira'nın varlığı, şehirde bir müze kurulması fikrini güçlendirdi. Dönemin Manisa İl Genel Meclisi Kültür ve Turizm Komisyonu Başkanı Kefayettin Öz'ün girişimleriyle 4 Eylül 2006'da yer tahsisi yapıldı ve öğretmenevi olarak kullanılan alanda müze inşa edilmesine karar verildi.
Yapının müzeye dönüştürülmesi için rölöve, restorasyon ve onarım çalışmaları ihalesi 2007 yılında başlatıldı. Toplam bütçenin 2,1 milyon ₺ olduğu açıklanırken eksik kalan kısım Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karşılandı. Müze binasının bir sit alanı içinde yer alması projelendirme ve izin süreçlerini uzattı. Restorasyon çalışmaları başladığında binanın mevcut durumunun proje planıyla uyumlu olmadığı anlaşıldı; dış yüzeydeki sıvaların sökülmesiyle zaman içinde oluşan değişimler ortaya çıktı. Teknik uzmanların raporu doğrultusunda koruma kurullarına yeni projeler sunuldu. Projedeki değişiklikler, ihalenin yenilenmesi ve ikinci katın yıkılması gibi müdahaleler çalışmaların durmasına neden oldu. Başlangıçta 2007 sonunda tamamlanması planlanan yapı, 1.537.897 ₺ maliyetle altı yıllık bir süreç sonunda tamamlandı. Müze, 18 Mayıs 2012'de halkın ziyaretine açıldı ve 6 Ağustos 2012'de resmî olarak hizmete girdi.
Arkeoloji Bölümü: Binlerce Yıllık İzler
Müzenin arkeoloji bölümü, Neolitik Dönem'den Bizans dönemine kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Bölgenin tarihsel ve kültürel çeşitliliğini yansıtan eserlerin yanı sıra Soma kömür ocaklarından çıkarılarak müze envanterine eklenen ve yaklaşık 11-18 milyon yıl öncesine tarihlenen fosil örnekleri de burada sergileniyor.
Bakır Çağı'na tarihlenen Kulaksızlar idol atölyesinden elde edilen mermer idoller ve taş işçiliği örnekleri erken dönem buluntuları arasında öne çıkıyor. Akhisar yakınlarındaki Bostancı köyünde (eski adıyla Yortan) 1900'lü yılların başında Paul Gaudin tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Yortan kültürüne ait seramikler de koleksiyonun önemli parçalarından. Tümülüs kazılarında bulunan Lidya dönemine ait altın ve gümüş eserler, MÖ 5. ve 4. yüzyıllara tarihlenen beş adet Attika lekythosu, Gökçeler köyünde keşfedilen altın koyun figürü ve Arkaik döneme tarihlenen Genç Erkek Kabartması olarak bilinen Gökçeler kabartması serginin dikkat çeken eserleri arasında yer alıyor.
Roma dönemine ait seramikler, Roma ve Bizans dönemlerine ait cam kaplar, unguentariumlar, madeni eserler, ostotekler ve takılar bu bölümde ziyaretçilerle buluşuyor. Antik Roma'ya ait onurlandırma ve mezar steli olarak kullanılmış dört yazıt, Klasik Yunan ve Antik Roma dönemlerine ait pişmiş toprak figürinler ile Antik Thiatira yerleşiminden elde edilen ve Arkaik dönemden Osmanlı dönemine kadar tarihlenen sikkeler de arkeoloji bölümünün zengin koleksiyonunu oluşturuyor.
Etnografya Bölümü: Geleneksel Yaşamın Yansımaları
Etnografya bölümü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzanan tarihî ve kültürel eserleri barındırıyor. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait para koleksiyonları, 18. yüzyıla ait bir Kur'an, Osmanlı dönemine ait çeşitli el yazması eserler ve padişah fermanları bu bölümde sergileniyor. Çini üzerine işlenmiş hüsn-i hat eserleri de koleksiyonun parçaları arasında. Osmanlı döneminden kalan ve Akhisar Belediyesi'ne ait mühürler, Çanakkale seramikleri, yöresel erkek ve kadın giysileri, geleneksel takılar, halı örnekleri ve kaftanlar bölgedeki kültürel giyim ve dokuma ürünlerine ait örnekleri içeriyor.
Geçmiş dönemlerde kullanılan günlük eşyalar da bu bölümde yer alıyor. Cam kaseler, tabaklar, sürahiler, kahve kültürüne ait objeler ve hamam eşyaları koleksiyonun bir kısmını oluşturuyor. Geleneksel el işlemeleri ve el sanatları örnekleri de sergilenen eserler arasında. Osmanlı dönemine ait gaz lambaları, tabancalar, tüfekler ve çeşitli büyüklükteki kılıçlar, dönemin yaşam kültürüne ve kullanılan araç gereçlere dair örnekler sunuyor.
Arasta Bölümü: Kaybolan Mesleklerin İzinde
Etnografya bölümü içinde yer alan Arasta seksiyonu, Akhisar'ın ticaret ve zanaat faaliyetlerine ait objelerin sergilendiği özel bir alan. 19. ve 20. yüzyıllarda bölgenin önemli geçim kaynaklarından biri olan tütüncülüğe ilişkin balya baskı sandıkları, tütün dizme iğneleri, çapalar ve ilaçlama aletleri burada ziyaretçilerle buluşuyor.
Kalaycılık, saraçlık, semercilik, Akhisar'a özgü at arabası ve fayton üretimi gibi geleneksel zanaatlara ait üretim malzemeleri ve ekipmanlar da sergileniyor. Akhisar'da keçecilik yapmış olan Orhan Patoğlu'na ayrılmış Keçeci Orhan isimli vitrinde, Patoğlu'nun ürettiği keçeler, çeşitli kepenekler ve üretimde kullandığı aletler yer alıyor. Akhisar'daki lonca ve kahvehane kültürüne ait objeler ve materyaller de bu bölümün zengin içeriğini tamamlıyor.
Akhisar Müzesi, hem Thiatira antik kentinin mirasını hem de bölgenin yakın geçmişteki gündelik yaşamını bir arada sunan özel bir mekân. Tarihi bir binanın kültürel bir mekâna dönüşümünün en güzel örneklerinden biri olan müze, Akhisar'ı ziyaret edenler için kaçırılmaması gereken bir durak. Hem arkeoloji meraklıları hem de geleneksel kültüre ilgi duyanlar için zengin bir deneyim vaat ediyor. Müze bahçesindeki açık teşhir alanı ise tarihî eserleri açık havada deneyimleme imkânı sunuyor. Akhisar'ın tarihine ve kültürüne tanıklık etmek isteyen herkesi bu eşsiz müzeyi keşfetmeye davet ediyoruz.
Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Pragdon, Wikimedia Commons, CC0
THA - TürkAta Haber Ajansı